03 Şubat 2025

Şehirler hızla değişiyor, binalar yıkılıyor, sokaklar başka şekillere bürünüyor, eski dükkanların yerini zincir mağazalar alıyor. Çocukken oynadığım boş arsanın yerini şimdi bir Çocuk Cezaevi almış (Geçmişin çocukları, şimdi kapalı duvarlar ardında bir başka hayatla yüzleşiyor). Köşedeki kahvehane kapanmış, yerine bir kargo şubesi açılmış… Anılarımızdaki şehirle yaşadığımız şehir arasındaki mesafe her geçen gün büyüyor.
Belki de bu yüzden kök salamıyoruz; çünkü toprağımız her gün yer değiştiriyor. Hafızamızda kalan sokakları, eski evleri, komşularımızın seslerini bir gün geri döneriz diye saklıyoruz ama döndüğümüzde hiçbir şey bıraktığımız gibi değil. Kent, hafızasız bir organizma gibi; geçmişin izlerini silip sürekli kendini yeniliyor.
Ama belki de kök salmak, fiziksel mekanlarla değil de anılarımızı, insanları ve hisleri sahiplenmekle ilgilidir. Bir şehre değil, bir zamana ait hissediyoruz belki de.