Kısırdöngü asla yok olmaz. Sadece genişler, sonra da kendini unutturur. Niye? Çünkü döngü dediğin, bildiğin daire. Üstünde tam tur atmak öyle uzun sürer ki, aynı noktadan ikinci kez geçtiğini anlayamazsın bile. Hatta bazen, kısırdöngü öyle bir genişler ki başladığın yere dönmeye ömrün bile yetmez. İnsan da, kör bir at gibi koşturur üstünde. Düz gittiğini zanneder. İlerlediğini. Hatta ilerlerken öldüğünü düşünüp son nefesini bile huzurla verir!
H.G.
30 Nisan 2014
25 Nisan 2014
İtirazım Var
Oysa hakikat akılla ya da başka bir şeyle kavranılmaz; hakikatin ancak parçası olunur. Bunun için kurtul geçmişinden, geleceğinden, aklından. Kainatta ne varsa şu anda oluyor görmüyor musun? Sadece burada, sadece şimdi. Gözlerini kapa, kalbini aç, aklını da bırak gitsin. Akıl dediğin şey, kafanda koca bir ağırlıktan başka ne ki?”
Fuzuliyat
Fuzuliyat
21 Nisan 2014
Özlem
Eskiden oturduğun o mahalle var ya orayı özlersin.
Çocukluğunu özlersin.
Senden gidenleri özlersin.
Ölen yakınlarını özlersin.
‘Artık işime yaramaz’ deyip de çöpe attığın,
Ya da birisine verdiğin oyuncaklarını özlersin.
Geride bıraktığın insanları özlersin.
En kötüsü ne biliyor musun?
Özlediklerinin hiçbirisi geri gelmez.
Sadece “Özlersin”...
Sunay Akın
Çocukluğunu özlersin.
Senden gidenleri özlersin.
Ölen yakınlarını özlersin.
‘Artık işime yaramaz’ deyip de çöpe attığın,
Ya da birisine verdiğin oyuncaklarını özlersin.
Geride bıraktığın insanları özlersin.
En kötüsü ne biliyor musun?
Özlediklerinin hiçbirisi geri gelmez.
Sadece “Özlersin”...
Sunay Akın
20 Nisan 2014
10 Nisan 2014
Şehir sessizleşirken kabuğumun içinde, kendi yarattığım benim dünyamda geceyi yaşıyorum. Kahramanım, aşığım, bezginim, asiyim, yalnızım, içimden nasıl geliyorsa öyleyim. Küçükken legolardan, maket kahramanlardan yarattığım dünyamda oynarken hayalimdeki kasabayı, karakterleri yarattığım gibi, gecenin sessizliğinde kendi dünyamın karakterleriyle başbaşayım. Ancak derin bir fark var. Çocukluğumdaki karakterler hayalgücümden, bugünkü karakterler dünyamı işgal edenlerin yansımalarından oluşuyor. Bu da yüreğimi acıtıyor...
Aret
Aret
09 Nisan 2014
dönmek
Evet pek sevgili günlüğüm, seni son zamanlar da ihmal ettiğimin farkındayım. Seninle ilgilenemediğim zamanlarda zira tatsız anlarımı aşmanın planlarını yapmakta idim.
Bu zamanlar da ne mi oldu? Ayrılıklar, kabuslar, ölümler, yasaklar, demokrasi bekleyişi(daha çok mu bekleriz ne), bir tutam ilgi, biraz güneş, biraz rüzgar, hayıflanmalar, üşenmeler...bahanem çok be günlük.
Mutluluğu aramak diye bir olgu oluşmuş insanlarda, oysa ki mutlu olmadan da yaşanabileceğini, bir hayat sürdürülebileceğini ve bu ömre katılacak çok şey olunabileceğini gördüm sanırım.
Tuzsuz sular da yüzmeyi denemenin heyecanını özledim.(Böyle bir yer var; evet Salda) Yarin yanağını, eriğin ekşisini, Neşet'in türküsünü özledim..
Pek tabi seni de...
Dönüşler heyecanlandırır, hele bir de bekleyenin olduğunu bilmek... Kalp atışlarının hızına yetişemez ayakların...
Bu zamanlar da ne mi oldu? Ayrılıklar, kabuslar, ölümler, yasaklar, demokrasi bekleyişi(daha çok mu bekleriz ne), bir tutam ilgi, biraz güneş, biraz rüzgar, hayıflanmalar, üşenmeler...bahanem çok be günlük.
Mutluluğu aramak diye bir olgu oluşmuş insanlarda, oysa ki mutlu olmadan da yaşanabileceğini, bir hayat sürdürülebileceğini ve bu ömre katılacak çok şey olunabileceğini gördüm sanırım.
Tuzsuz sular da yüzmeyi denemenin heyecanını özledim.(Böyle bir yer var; evet Salda) Yarin yanağını, eriğin ekşisini, Neşet'in türküsünü özledim..
Pek tabi seni de...
Dönüşler heyecanlandırır, hele bir de bekleyenin olduğunu bilmek... Kalp atışlarının hızına yetişemez ayakların...
11 Mart 2014
Berkin Elvan
Fırına ekmek almaya giden 14 yaşında çocuğu vurup 15 yaşına kadar komada beklettik,16 kiloda kaybettik
Senin 16 kiloluk ağırlığın tüm ülkenin vicdanından daha ağırdı .... Sen uyanamadın umarım insanlık uyanır !!!! Hoşçakal Berkin...
Senin 16 kiloluk ağırlığın tüm ülkenin vicdanından daha ağırdı .... Sen uyanamadın umarım insanlık uyanır !!!! Hoşçakal Berkin...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)